Sabah ereksiyonu olmuyorsa bu ne demek?

← Tüm yazılar

Sabah uyandığında aşağıda hiçbir hareket yoksa, bu bir performans meselesi değil, bedeninin gece boyunca tuttuğu raporun sana ulaşmış hali.

Sabah ereksiyonu aslında neyi ölçer

Sağlıklı bir erkek gece boyunca üç ila beş kez sertleşir. Uykunun REM evrelerinde olur bu, sen hiç farkında olmadan. Sabaha karşı uyandığında gördüğün şey o serinin sonuncusudur. Yani sabah ereksiyonu arzunun ölçüsü değil. Rüyanda ne gördüğünle de ilgisi yok. Damarlarının, sinirlerinin ve hormonlarının gece boyunca birlikte düzgün çalışıp çalışmadığının kanıtı.

Ben bunu bir şikayet gibi değil, gösterge paneli gibi okuyorum. Arabada yağ lambası yandığında ampulü söndürmeye uğraşmazsın, kaputu açıp yağın seviyesine bakarsın, gerekirse yağı değiştirirsin. Sabah ereksiyonunun kaybolması da tam olarak öyle bir lamba. Kendisi hastalık değil, altındaki şeyi haber veriyor.

Bir sabah hiçbir şey söylemez, üç hafta söyler

Tek bir sabah bir şey olmaması hiçbir anlam taşımaz. Geç yatmışsındır, akşam iki kadeh içmişsindir, alarm seni derin uykunun tam ortasından çekip almıştır. Bunlar bir kaç geceliğine tabloyu bozar, sonra kendiliğinden düzelir.

Bakman gereken şey desen. Üç hafta boyunca sabahlarını say. Haftada kaç sabah bir şey var, kaç sabah yok. Bir not defterine tek kelimeyle yaz, karmaşık bir şeye gerek yok. Üç haftada parmakla sayılacak kadar az sabah kaldıysa, orada gerçekten değişen şeyler var demektir. O zaman soru “neden bugün olmadı” değil, “son iki yılda bedenimde neler değişti” oluyor.

Kırklı yaşlarla beraber ne oluyor

Kendi hikayem şöyle. Kırklı yaşlarımda sabahlarımın sessizleştiğini fark ettim. O zamana kadar on beş yıldan fazla pratik yapmış, bedeniyle ilişkisi kuvvetli bir adamdım ve yine de oldu. İlk tepkim korkuydu. İkinci tepkim, iyi ki, merak oldu.

Bulduğum şey tek bir sebep değildi. Hormonal düşüşler vardı, uyku kalitem sessizce bozulmuştu, gün boyu ekran başında geçen saatler artmıştı, hareketsizlik damarlarımı yavaş yavaş törpülüyordu. Hiçbiri tek başına felaket değildi. Ama üst üste bindiklerinde sabahları söndürmeye fazlasıyla yetiyorlardı.

Kırklı yaşlarla beraber testosteron yavaş bir eğimle düşer, bu normal. Anormal olan, o eğimi hızlandıran alışkanlıklar. Az uyku, sık alkol, sıfır direnç antrenmanı, sabahtan akşama süren gerginlik. Yaş sana faturayı kesmiyor, yaşam biçimin kesiyor.

Zincirin dört halkası

Ereksiyon dört şeyin aynı anda çalışmasıyla olur. Dördü de çalışılabilir, hiçbiri kader değil.

Kan akışı. Sertleşme bir dolaşım olayıdır. Damarların iç yüzeyindeki ince tabaka, yani endotel, esneyip kanı içeri alabiliyor mu, mesele bu. Kalbini koruyan ne varsa buradaki damarları da korur. Bu yüzden sabah ereksiyonunun kaybolması bazen kalp damar tarafında gelişen sorunların ilk habercisi oluyor. Ciddiye almanın asıl sebebi de bu.

Sinir sistemi. Sertleşme parasempatik sinir sisteminin işi. Yani gevşediğinde olur, kendini sıktığında değil. Gün boyu alarmda yaşayan bir adam, gece de tam olarak aşağı inemez. Gevşemeyi hiç çalışmamışsan beden geceleri de o düğmeyi bulamaz.

Uyku. Testosteronun büyük kısmı derin uykuda üretilir. Uykun parçalanmışsa hormon üretimin de parçalanır. Uyku spordan ve beslenmeden daha önemli. Bunu danışanlarıma sürekli söylüyorum ve neredeyse her seferinde ilk düzelen şey sabahlar oluyor.

Dikkat. Nereye bakarsan enerjin oraya gider. Yıllarca ekranlarla uyarılan bir sinir sistemi, bedenin içinde olup biteni fark etmeyi unutur. Dikkat de bir kas ve nefesle çalışılır.

En sık duyduğum üç yanlış inanış

Birincisi, “yaşlandım, normal bu”. Kırklı yaşlarla beraber eğim aşağı doğrudur ama kaybolma normal değil. Altmışında sabahları yerinde olan çok erkek tanıyorum, hepsinin ortak yanı uyku ve hareket. Yaşın bir bahane olarak kullanılması, işin en pahalı kısmı, çünkü bahane seni aramaktan alıkoyuyor.

İkincisi, “eşimden soğudum herhalde”. Sabah ereksiyonunun partnerinle hiçbir ilgisi yok. Sen uykudayken, kimse yokken, hiçbir istek devrede değilken oluyor. Bu yüzden ilişkiyi sorgulamadan önce bedene bak. İlişkideki soğukluk ayrı bir konu ve ayrı konuşulur.

Üçüncüsü, “bir kere hap alayım, geçer”. Hap o anki damar tepkisini destekler, altındaki sebebe dokunmaz. Uykun bozuksa hap uykunu düzeltmiyor, damarın yıpranmışsa hap damarını onarmıyor. Üstelik bunun iki bedeli var: gerçek sebep sessizce ilerliyor ve sen kendi bedenine güvenmeyi bırakıyorsun.

Hangi durumlarda doktora gitmen gerekir

Ben bir koçum, doktor değilim. Şunları görüyorsan randevu al, ertelemeyi bırak.

Sabah ereksiyonunun aylar içinde tamamen ve kalıcı kaybolması. Yanında gelen aşırı yorgunluk, hızlı kilo alma, ruh halinde belirgin düşüş. Şeker, tansiyon veya kolesterol tanısı, ya da ailende bunların hikayesi. Kullandığın ilaçlar, özellikle bazı tansiyon ve antidepresan grupları. İdrar tarafında değişimler. Ağrılı veya eğri sertleşme.

Bir ürologa git ve kan tahlillerini yaptır. Testosteron, şeker, tiroit, kan yağları. Uyku apnesi şüphesi varsa uyku testi. Bunları bilmeden ilerlemek karanlık bir odada mobilyaları yeniden dizmeye benziyor, dizersin ama nereye çarpacağını bilemezsin. Rakamları öğrendikten sonra çalışmak çok daha kolay.

İlk üç haftada ne yaparsın

Sıralamayı bozma. Doğru sırayı izlemek işin yarısı.

Uykuyu tamir et. Yedi buçuk saat, aynı saatte yat, aynı saatte kalk. Odayı karanlık ve serin tut. Son öğünü yatmadan üç saat önce bitir. Alkolü hafta içi tamamen kaldır. Alkolün seni gevşettiğini sanırsın, halbuki gecenin ikinci yarısında uykunu paramparça eder ve sabahını cebinden çalar.

Bacaklarını çalıştır. Haftada iki gün, çömelme ve kalça hareketleri. Alt vücut antrenmanları hem hormon tarafını hem de leğen bölgesindeki dolaşımı besler. Bacak günlerini atlama.

Her gün yürü. Otuz kırk dakika, tempolu, telefonsuz. Damarlarına yapabileceğin en ucuz iyilik bu.

Nefesle gevşemeyi öğren. Günde beş dakika, burundan yavaş al, iki katı sürede ver. Bu bir rahatlama numarası değil, sinir sistemine yeniden aşağı inmeyi hatırlatmak.

Ekranı azalt, özellikle akşamları ve özellikle uyarıcı içerikleri. Bu konunun kendi başına bir yeri var, porno kaynaklı sertleşme sorunu yazısında ayrıntılı anlattım.

Kilo tarafını da unutma. Göbek bölgesindeki yağ dokusu testosteronu östrojene çeviren bir fabrika gibi çalışıyor. Bel çevrendeki beş santim, tahlildeki rakamı doğrudan etkiliyor. Bunu ayrı bir diyet projesi yapma, yukarıdaki dört maddeyi uygularsan zaten kendiliğinden geliyor.

Üç hafta sonra tekrar say. Kaç sabah var, kaç sabah yok. Rakam kıpırdadıysa yoldasın, kıpırdamadıysa elinde artık tahmin değil veri var ve doktora giderken de bunu götürürsün.

Kök sorunu ararken kaçırılan şey

Bana gelen erkeklerin çoğu tek bir soruyla geliyor: nasıl sertleşirim. Halbuki asıl mesele orada durmuyor. Kök sorun neredeyse hiçbir zaman yatak odasında olmuyor. Yorgunlukta, gece yarısı ekranlarında, yıllardır ertelenen hareketsizlikte, kimseye söylenmeyen gerginlikte oluyor.

Sabah ereksiyonu tam da bu yüzden kıymetli. Yatak odasındaki performanstan bağımsız, sana bedeninin gerçek durumunu söyler. Beğenilme kaygısı yok, partner yok, beklenti yok. Sadece fizyoloji. Ve fizyoloji çalışılabilir bir şey.

Sertleşme tarafındaki tablonun tamamını sertleşme sorunu neden olur yazısında topladım, oradan devam edebilirsin.

Sen kaç sabahtır gerçekten bakıyorsun, yoksa fark etmemeyi mi seçtin?

Bu tabloyu kendi hayatın üzerinden konuşmak istersen ücretsiz bir ön görüşme ayarlayalım, konuşalım: https://calendly.com/fatihkecelioglu/tantra-ile-yuksel-ilk-gorusme

Sonuçlar kişiden kişiye değişir. Bu bir koçluk hizmetidir, tıbbi tedavi değildir.

Uygulamana birlikte bakmamı ve eksik olanı bulmamı istersen, ücretsiz 30 dakikalık görüşme al, birlikte bakalım.

Fatih Elmas, erkekler için tantra koçu
Fatih Elmas

Erkekler için tantra koçu. 19 yıl pratik, 7 yıl koçluk, dört kıtada 100'den fazla erkek. Erken boşalma ve sertleşme konusunda ilaçsız yöntemle birebir çalışıyorum.

Scroll to Top