Sertleşme bir irade meselesi değil, dört sistemin aynı anda çalışması meselesi, ve o dördü de sen çalıştırabilirsin.
Önce şunu netleştirelim
Bir erkeğin hayatında ara sıra sertleşememesi olabilir. Yorgunsundur, kafanda iş vardır, birlikte olduğun kişiyi yeni tanıyorsundur, akşam içmişsindir. Buna tek başına bir sorun demiyorum. Sorun dediğimiz şey, bu durumun tekrarlayıp seni düzenli olarak zorlaması.
Bir kere yaşadıktan sonra başlayan asıl mesele şu: bir daha aynı şey olacak diye korkarsın ve o korku, bir dahaki sefere gerçekten olmasına sebep olur. Buna kaygı döngüsü diyorum. Yaşadığın olayın kendisi değil, ona verdiğin tepki döngüyü kuruyor.
Sertleşme nasıl oluyor
Basitleştirelim. Uyarılma başladığında sinir sistemin damarlara "gevşe" sinyali gönderir, penise giden atardamarlar açılır, kan hızla içeri dolar, dolan kan çıkış damarlarını içeriden sıkıştırır ve kan orada kilitlenir. Sertlik bu kilidin adı.
Buradan üç şey çıkar. Bir, ereksiyon bir dolaşım olayıdır. İki, gevşeme olmadan olmaz, çünkü sinyali gönderen sinir sistemi ancak sakinken bu işi yapar. Üç, kan içeride tutulamıyorsa sertleşiyor ama devam edemiyorsundur, bu ayrı bir tablodur ve ürolog bunu ayırt eder.
Sebepler katman katman gelir
Erkeklerin çoğu tek bir sebep arıyor. Halbuki tabloyu neredeyse her zaman üst üste binen katmanlar kuruyor.
Damar tarafı. Yüksek şeker, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara. Bunların hepsi damarın iç yüzeyini bozar. Sertleşme sorunu bazı damar risklerini daha erken fark etmene neden olabilir. Bu yüzden tekrarlayan bir tabloyu yalnızca yatak odası meselesi gibi görme, doktorla değerlendirmek gerekir.
Hormonal düşüşler. Testosteron, tiroit, prolaktin. Testosteron tek başına sertleşmeyi yaratmaz ama isteği ve enerjiyi taşır. Düşükse zemin çöker.
Uyku bozuklukları. Horlama, uyku apnesi, parçalı uyku, geç yatma. Uyku kalitesi hormonlar, enerji ve sinir sistemiyle birlikte çalışır. Uykuyu düzeltmeden diğer adımlardan beklediğin fayda sınırlı kalabilir.
İlaçlar. Bazı tansiyon ilaçları, bazı antidepresanlar, saç dökülmesi için kullanılan bazı ilaçlar. Bunları asla kendi kafana göre bırakma, yazan doktorla konuş.
Sinir sistemi ve kafa. Performans kaygısı, uzun süreli stres, bastırılmış öfke, ilişkideki soğukluk, utanç. Bunlar "psikolojik" diye küçümsenir ama bedende çok somut karşılığı vardır, çünkü alarmda olan bir sinir sistemi damarlara gevşeme sinyalini hiç göndermez.
Ekran alışkanlıkları. Yıllara yayılan yoğun uyarıcı içerik tüketimi uyarılma eşiğini yükseltir. Bunun mekanizmasını porno kaynaklı sertleşme sorunu yazısında tek tek açtım.
Kendi tablonu okumanın en kolay yolu
Sabahlarına bak. Sabah ereksiyonların hala geliyorsa, donanım büyük ihtimalle ayakta ve mesele daha çok sinir sistemi, kaygı ve dikkat tarafında. Sabahlar da sessizleştiyse fiziksel taraf ağır basıyor demektir.
Bu ayrım işini çok kolaylaştırır çünkü nereden başlayacağını söyler. Ölçmeyi nasıl yapacağını sabah ereksiyonu olmuyorsa bu ne demek yazısında anlattım.
Önce doktor, sonra plan
Ben bir koçum, doktor değilim. Şu durumlarda önce ürologa git: sertleşme sorunun aniden ve tamamen başladıysa, ağrı veya eğrilik varsa, şeker ya da tansiyon tanın varsa, düzenli ilaç kullanıyorsan, otuz beş yaş altındaysan ve tablo aylardır sürüyorsa.
İstenecek temel tahliller bellidir: açlık kan şekeri ve HbA1c, kan yağları, total ve serbest testosteron, tiroit, prolaktin, D vitamini. Uyku apnesi şüphesi varsa uyku testi. Bu rakamlar elinde olduğunda ne yaptığını bilerek çalışırsın.
Çözüm sırası
En sık yapılan hata, sıralamayı bozmak. Adam en zor işi en başa koyuyor, iki haftada bırakıyor. Ben tersini yaptırıyorum.
İlk üç hafta, sadece uyku ve alkol. Yedi buçuk saat, sabit saat, karanlık ve serin oda, yatmadan üç saat önce son öğün, hafta içi alkol yok. Alkolün seni gevşettiğini sanırsın, halbuki gecenin ikinci yarısında uykuyu bölüp toparlanmayı zorlaştırıyor. Bu aşamada başka şeyler eklemene gerek yok.
Dördüncü haftadan itibaren hareket. Haftada iki gün direnç antrenmanı, ağırlıklı olarak bacak ve kalça. Her gün otuz kırk dakika tempolu yürüyüş. Damar sağlığını ve genel kondisyonu destekliyor, üstelik bedava.
Aynı dönemde nefes. Günde beş ila on dakika, burundan yavaş al, iki katı sürede ver. Amaç rahatlamak değil, sinir sistemine gevşemeyi yeniden öğretmek. Bir kası nasıl çalıştırıyorsan gevşeme kapasiteni de öyle çalıştırıyorsun.
Altıncı haftadan sonra dikkat. Uyarıcı içerikleri kaldır, telefonu yatak odasından çıkar, mahremiyet anında kafandaki senaryolar yerine bedeninde ne hissettiğine dön. Bu en zor kısım ama önceki adımları yaptıysan artık taşıyabilirsin.
Beslenme tarafını da bu döneme yay. Neyin gerçekten işe yaradığını sertleşmeye iyi gelen besinler yazısında ayırdım.
Yaşa göre tablo değişiyor
Yirmili ve otuzlu yaşlarda gelen erkeklerde sinir sistemi, kaygı ve ekran alışkanlıkları önde olabilir. Damarları genç ve sağlam, hormonları yerinde olsa bile sistem sürekli alarmda kalabilir. Bu grupta önce kaygı, dikkat ve ekran alışkanlıkları üzerinde çalışmak anlamlı olabilir. Fiziksel tarafı da doktorla dışlamamak gerekir.
Kırklı ve ellili yaşlarda tablo karışıyor. Kaygı hala orada ama yanına yıllar içinde biriken damar yıpranması, düşen testosteron ve bozulmuş uyku ekleniyor. Bu grupta sıralamayı doğru kurmak daha da önemli, çünkü tek bir kaldıraçla tablo dönmüyor.
Ben bu ikinci grubun içinden geçtim. Kırklı yaşlarımda kendi bedenimde aynı şeyi yaşadım ve ilaçsız çözdüm. Kolay olmadı, hızlı da olmadı, ama karmaşık da değildi. Sadece sırayla ve bırakmadan yapmak gerekti.
Kaygı döngüsünü nasıl kırarsın
Somut bir şey vereyim. Bir süre için hedefi masadan kaldır. Birlikteliği bir sınav olmaktan çıkar, temas ve yakınlık olarak kur. Sertleşme olursa olur, olmazsa devam edersin. Beklentiyi azalttığında sinir sisteminin alarmı düşebilir. Bazı erkeklerde bu, bedenin tepkisini yeniden gözlemlemek için alan açar.
İkincisi, partnerinle konuş. Susmak onu senden uzaklaştırıyor, çünkü açıklama yokken kendisiyle ilgili bir şey sanıyor. Tek cümle yeter: "Bu seninle ilgili değil, bedenimde üstünde çalıştığım bir şey var." Bu cümleyi kurduğunu söyleyen adamların çoğu ilk rahatlamayı orada yaşıyor.
Ne işe yaramaz
İnternetten bulunan haplar. İçinde ne olduğunu bilmediğin şeyi yutma. Bitkisel diye satılan karışımların bir kısmında kayıtsız etken maddeler çıkıyor ve tansiyon ilacı kullananlar için bu gerçekten tehlikeli.
Tek bir besin veya takviyenin bütün tabloyu çevirmesini beklemek. Hiçbiri kötü uykuyu, hareketsizliği ve sürekli gerginliği tek başına telafi etmiyor.
Sürekli bilgi toplamak da bir kaçış biçimi. Aynı konuyu yirmi ayrı yerden okuyan ama hiçbirini uygulamayan çok erkek görüyorum. Bilmek yetmiyor, çünkü damarlar okuduğun şeye değil yaptığın şeye cevap veriyor. Üç maddeyi altı ay yapmak, otuz maddeyi bir hafta yapmaktan kat kat iyi.
Ve en yaygını, beklemek. Bu tablo kendi kendine düzelen bir şey değil, çünkü altındaki alışkanlıklar kendi kendine değişmiyor.
Temel sorun her zaman "bedenin çalışmıyor" değildir. Bazen bedenin aylardır söylediği şeyi duymamış olursun. Duymaya başladığında, çalışmaya nereden başlayacağını görürsün.
Kaynaklar
Sertleşme sorununun damar, hormon, sinir sistemi, ilaçlar ve yaşam tarzıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini Avrupa Üroloji Birliği’nin güncel kılavuzunda görebilirsin. Genel değerlendirme ve kırmızı bayraklar için ABD Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü’nün resmi açıklamasını inceleyebilirsin.
Sen bu dört katmandan hangisini yıllardır görmezden geliyorsun?
Kendi tablonu birlikte açmak istersen ücretsiz bir ön görüşme al, konuşalım: https://calendly.com/fatihkecelioglu/tantra-ile-yuksel-ilk-gorusme
Sonuçlar kişiden kişiye değişir. Bu bir koçluk hizmetidir, tıbbi tedavi değildir.
Uygulamana birlikte bakmamı ve eksik olanı bulmamı istersen, ücretsiz 30 dakikalık görüşme al, birlikte bakalım.
